TÜRK-İŞ Konfederasyonu’nun düzenlediği 2016 yılının son eğitim semineri olan "Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreterleri" toplantısı 28-29 Aralık 2016 tarihinde Bolu’nun Abant ilçesinde gerçekleştirildi.
|| Sayfayı Paylaş ||
|| Sayfayı Yazdır ||

TÜRK-İŞ Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Sendikamız Genel Başkanı Eyüp Alemdar’ın Katıldığı, “Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreterleri” Toplantısının açılış konuşmasını Genel Başkanı Ergün ATALAY gerçekleştirdi.

Toplantıda;

Prof. Dr. Hakan Yılmaz, "Ekonomik Alanda Güncel Gelişmeler"

Prof Dr. Cem Kılıç, "Sosyal Güvenlik alanında Güncel Gelişmeler"

Prof. Dr. Aydın Başbuğ " Taşeron Sorunu ve Örgütlenme, Toplu İş Sözleşmesi" Konulu konuşmalar yaptıktan sonra toplantının kapanış konuşmasını yapan Sendikamız Genel Başkanı Eyüp Alemdar konuşmasında şu sözlere yer verdi;

Bu toplantılar bizler için gerçekten çok önemli. Çünkü biz TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulunda zaman zaman toplanıp, Çalışma hayatının güncel sorunları ve gündemi üzerine görüş alışverişinde bulunuyoruz. Ancak teşkilatımızın daha özel ve ayrıntıyla ele alınması gereken sorunları var. Özellikle örgütlenme konusu, şu anda sendikal hareketin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Bu konuyu, her fırsatta tartışmak, fikir alışverişinde bulunmak, birbirimizin deneyimlerinden yararlanmak ve bu ortak soruna ortak çözümler aramak bizim için çok önemli. Sendikal dayanışmayı ancak bu şekilde güçlendirebiliriz. Sendikal hareketin birliğini ve bütünlüğünü koruyup güçlendirebiliriz. Böylece işçi hareketinin ve TÜRK-İŞ’in geleceğini sağlamlaştırabiliriz. Çeşitli vesilelerle ülkemizin birçok bölgesinde teşkilatımızı ziyaret etme, onlarla görüşme olanağı buluyorum. Burada yaptığımız toplantılarda ya da ikili görüşmelerimizde, Teşkilatımızda, özellikle örgütlenme konusunda yaşanan zorluklar nedeniyle bir moralsizlik olduğunu gözlemliyorum. Arkadaşlarımız, örgütlenme sürecinde yaşanan zorluklar karşısında, Zaman zaman yorgun ve yılgın oluyorlar. O süreçte karşılarına çıkan idari ve yasal zorluklar, Bazı işverenlerin acımasız tutumu, Ve sendikal rekabeti çirkinleştiren davranışlar, Sendikacı arkadaşlarımızda örgütlenme konusunda isteksizlik yaratıyor. Özellikle bazı işkollarında, sendikalarımız örgütlenme konusunda büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Ancak bazı işkollarında da çok olumlu gelişmelerin yaşandığını görüyorum. Yaşanan bütün sorunlara, bütün engellere rağmen, bazı sendikalarımız büyüyüp, güçleniyor. Bu da TÜRK-İŞ’e olumlu anlamda yansıyor.

TÜRK-İŞ, Ocak 2013 istatistiklerinden bu yana, ciddi bir örgütlenme sağlamış. Toplam üye sayısı 712 binden 882 bine ulaşmış. Bu tablo bizi mutlu ediyor. Ancak bu yeterli mi? Elbette değil. Örgütlenmede yaşanan sorunlar, yalnızca bazı sendikaların sorunu değil elbette. Sendikal hareketin genel sorunu. Hepimiz farklı işkollarında, farklı sendikalarda örgütlü olsak da, biriz ve birlikteyiz. Sorunlarımız ortak. Birkaç sendikamızın büyümesi, güçlenmesi bizim için yeterli değil. Hep birlikte büyümek ve güçlenmek, Sorunlarımızı güçlü bir biçimde aşmak temel hedefimiz olmalıdır. Bunun yolu da daha fazla örgütlenmeden, Örgütlenmeyi sendikalarımızın temel hedefi haline getirmekten geçiyor. Örgütsüz işyerlerinde yoğun çaba harcamadan, İşkollarımızdaki büyük işyerlerinde örgütlenme mücadelesi vermeden, Bu sorunlarımızı aşamayız. Büyüyemeyiz, güçlenemeyiz. Bunun için hep birlikte oturup yeni bir örgütlenme stratejisi üzerinde çalışmamız gerekiyor. Bunları kendi aramızda tartışmak ve bir yol bulmak zorundayız. Örgütlenme stratejimizi nasıl oluşturacağımızı, Sendikal eğitimle bu örgütlenme çabasına nasıl katkı sağlayabileceğimizi tartışmalıyız. Umuyorum ki, bu toplantımız, bu yolda yapacağımız yeni çalışmalar için yol gösterici olacaktır. Zaman zaman eleştirilsek de, emin olun TÜRK-İŞ’te çok yoğun bir mesai vererek sorunlarımızı çözmeye çalışıyoruz. Bazı sorunlarımızı çözüyoruz, girişimlerimizden sonuç alıyoruz. Ancak bazılarının çözümünde istediğimiz sonuçları alamıyoruz. Ancak şundan emin olun ki, hepsi için büyük mücadeleler veriyoruz. Her fırsatta, siyasi iktidarın işçi hak ve özgürlükleriyle ilgili olumsuz uygulamalarına karşı Kararlı bir duruş ve yüksek sesli itirazımızı ortaya koyduk. Bu sayede, bir miktar kazanım da elde ettik. Örneğin, kıdem tazminatı konusunda yapılmak istenenlere karşı, güçlü bir karşı duruş ortaya koyduk. Mücadelemiz hala da devam ediyor. Kıdem tazminatı hakkımızdan bir adım bile geri gitmeyeceğimizi, Her fırsatta dile getiriyoruz. Henüz olumsuz bir gelişme yaşanmadıysa, bunda TÜRK-İŞ’in çabalarının payı büyüktür. Bildiğiniz gibi, taşeron işçilerinin sendikalarımızda örgütlenmesinin yolunu biz açtık. TÜRK-İŞ’in girişimleri olmasaydı, emin olun bu sorun çözülemezdi. Örgütsüz ve güvencesiz taşeron işçiler, bizim çabalarımız sonucunda sendikal haklara kavuştular. Yetersiz de olsa, toplu iş sözleşmesi imzalayıp, bazı önemli kazanımlar elde ettiler. Şimdi mücadelemiz, kamuda çalışan taşeron arkadaşlarımızın tümünü işçi statüsünde kadroya geçirmek. İşçi sendikalarına üye olmalarını sağlamak. O nedenle, taşeron örgütlenmesi konusu, bizim için çok önemli.

Sizler lider kişiliklerinizi sendikalarımızda yönetici olarak kanıtlamış insanlarsınız. Sendikal hareketin bel kemiğini siz teşkilat sekreterleri oluşturmaktadır. Sendikal alanda yaşanan tüm bu sıkıntılar, sizlerin alanına girmektedir. Türk sendikacılığının geleceği açısından yapacağımız çalışmalarda örgütlenme birinci planda yer almaktadır. Bu nedenle örgütlenme temel hedefimizdir. Bugün geldiğimiz noktada şartlar güçlü olanların lehine gelişiyor. Dünyada çok uluslu şirket sayısı olağanüstü rakamlara ulaştı. Bu şirketler, Türkiye’de yatırımlarını artırıyor. Türkiye ekonomisinin önemli bir bölümü yabancı sermayenin kontrolünde. Kendi ülkelerinde sendikalı işçi çalıştıran bu çokuluslu şirketler, Türkiye’de sendika istemiyor. Küresel ekonomik düzen, özellikle bizim gibi ülkelerde sendika karşıtı bir tutum sergiliyor. Ben kendi işkolumda, bu tür işyerlerinde örgütlenmek için büyük mücadeleler verdim. Hala da veriyorum. Birçok sendikamız bu konuda önemli mücadeleler veriyorlar. Uluslararası sendikal hareketten destek alıyorlar. Dünyada küreselleşmenin tek hakim olmasıyla birlikte, ekonomik anlamda muazzam bir büyüme yaşanıyor. Toplam mal ve hizmet üretimi, tarihte eşine benzerine rastlanmamış oranlarda arttı, Artmaya da devam ediyor. Ancak bu gelişmeler sonucunda küreselleşen ekonomi:

-Gelir dağılımı bozulmasına,

-Yoksullaşmanın artmasına neden olmaktadır.

 

Yeni küresel ekonomik düzen birçok şeyi değiştiriyor ama insanın temel ihtiyaçları değişmiyor. Ekonomi büyüyor, ticaret katlanarak artıyor, kar rekorları kırılıyor, Ama emeğin, bu zenginlikten aldığı pay azalıyor. Maddi bütün zenginlikleri yaratan, Çalışanların, ücretlilerin, işçinin, memurun, köylünün, Bu zenginlikten aldığı pay azalıyor. Bütün dünyada, emek kesimi ciddi anlamda hak kaybediyor. Çünkü, küreselleşmeyle birlikte yaşanan bu süreç, Sendikalı işçilerin ücretlerini, çalışma koşullarını ve sendikaların gücünü olumsuz etkiliyor. Çalışanlara, güvencesiz ve esnek çalışma modelleri dayatılıyor. Küresel ekonomi, sendikal hak ve özgürlüklerin olmadığı ya da kısıtlandığı bir düzen istiyor. Koşullar gerçekten ağır .Ancak biz sendikacıların, gelecekten umutsuz olma hakkımız yoktur. Çünkü bizler, emeğin, alın terinin temsilcisiyiz. Onun için gelecekten hep umutlu olmak zorundayız. Umudu yeniden yeşertmeliyiz. Ben, güzel günlerin, umutlu günlerin, Barış ve huzur dolu bir dünyanın, Bizleri beklediğine inanıyorum. Bunun için sonuna kadar mücadele etmeye, inançlı, kararlı ve hazırlıklı olmalıyız. Gücümüzü birliğimizden almalıyız. Her zaman belirttiğim gibi, ağaç kökleri ile yaşar. TÜRK-İŞ sizlerle ve burada bulunmayan yöneticileriniz ile tabandaki temsilci ve üyelerimizle ayakta durur. Bu günlerde dayanışma ve güç birliği ile büyümeye ihtiyacımız var. Sendikal hareketin değişimi ve gelişimi için örgütlenme çabalarımızı artırmak zorundayız. Ama bunun yanında, başarılı olabilmemiz için önemli bir yol da, Güven ve itibarımızı pekiştirmek olmalıdır. Yalnızca işçiler değil, tüm toplumun güvendiği, umut bağladığı itibarlı kuruluşlar olmalıyız. Küresel ekonomik düzenin bize dayattıklarına karşı yapmamız gerekenler var. Bunun için;

-Sendika imajını güçlü kılacak yolları yaratmalıyız.

-Örgütsüz ve güvencesiz kesimlerin hakkını arayan bir kurum olmalıyız.

-Ülkemiz zor duruma düştüğünde tavır koyan bir sivil toplum örgütü olmalıyız.

-Haksızlıklara karşı koyan bir örgüt olarak çok iyi örnekler vermeliyiz.

-Sendikacılar olarak özüyle, sözüyle, davranışlarıyla her şeyi ile toplumda güven sağlamalıyız.

-Çalışanlara örgütlülük bilinci ile güven vermeliyiz.

-Örgütlülüğün bir hak olduğu bilincini hem işçilerde hem de toplumda yerleştirmeliyiz.

Bu hedeflere emin adımlarla yürürsek, Ve birlik ve dayanışma içinde olursak, Aşamayacağımız sorun yoktur diye düşünüyorum. Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Şiddetini artırarak sürdüren terör, ülkemizde toplumsal barışı, kardeşliği tehdit ediyor. Ekonomimizi derinden yaralıyor. Bizler, öncelikle ülkemiz, vatanımız, bayrağımız, birliğimiz ve bütünlüğümüz diyen bir teşkilatız. Çünkü biliyoruz ki, bunlar olmadan ne sendikalar olur, ne de sendikal hak ve özgürlükler. O nedenle, her şeyden önce, vatanımıza, milletimize sahip çıkmamız gerekiyor. Bu amaçla kenetlenmemiz, Türkiye Cumhuriyetini ilelebet yaşatmamız gerekiyor. Birkaç gün sonra yeni bir yıla gireceğiz.2016 yılı ülkemiz için acı olaylarla dolu bir yıl oldu. Dileğim, yeni yılda daha huzurlu, mutlu, güven içinde bir Türkiye’dir. Terörün son bulduğu, tüm toplumun kardeşçe ve barış içinde yaşadığı bir ülke olmamızı diliyorum. Bu vesileyle, ülkemizin birliği ve beraberliği için canlarını veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yeni yılın hepimize sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini dileğiyle, Sizleri bir kez daha saygılarımla selamlıyorum."

Koop-İş Sendikası

Basın Bürosu

Haber tarihi: 29/12/2016 Görüntülenme: 1072
Son 10 haber
   
KOOP-İŞ Sendikası | Özveren Caddesi No:6, 06570, Maltepe/ANKARA, Tel: 0.312.229 44 80, 0.312.230 08 55, Faks: 0.312.229 58 36, bilgi@koopis.org.tr
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır. Site içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilmek kaydı ile kullanılabilir. © KOOP-İŞ    |    E-Posta Servisi
Web Tasarım